<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DHA | Somon Balığı Tarifleri</title>
	<atom:link href="https://somontarifi.com/etiket/dha-tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://somontarifi.com</link>
	<description>Izgarada, Tavada, Fırında Somon Balığı Tarifi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Jan 2024 11:34:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.2</generator>
	<item>
		<title>Bilimsel Makaleler Omega Yağ Asitleri Hakkında Ne Diyor?</title>
		<link>https://somontarifi.com/omega-3-tr/omega-yag-asitleri-bilimsel-makale.html</link>
					<comments>https://somontarifi.com/omega-3-tr/omega-yag-asitleri-bilimsel-makale.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Balıkçı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2015 11:07:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Omega 3]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[DHA]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[EPA]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Omega 6]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://somontarifi.com/?p=1071</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omega Yağ Asitlerinin İnsan Sağlığı Yönünden Önemi (Bilimsel Makale) Omega 3 (alfa-linoleik asit), Omega 6 (linoleik asit) ve Omega 9 (oleik asit)&#8217;dan oluşan omega yağ asitlerinin beyin gelişimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, koroner kalp hastalıklarının önlenmesi gibi fonksiyonları bulunmaktadır. Bu yağ asitlerinin en çok bulunduğu gıda maddeleri arasında; Omega-3 yağ asidi açısından balık yağı, keten tohumu, &#8230;</p>
The post <a href="https://somontarifi.com/omega-3-tr/omega-yag-asitleri-bilimsel-makale.html">Bilimsel Makaleler Omega Yağ Asitleri Hakkında Ne Diyor?</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff6600;">Omega Yağ Asitlerinin İnsan Sağlığı Yönünden Önemi (Bilimsel Makale)</span></h2>
<p>Omega 3 (alfa-linoleik asit), Omega 6 (linoleik asit) ve Omega 9 (oleik asit)&#8217;dan oluşan omega yağ asitlerinin beyin gelişimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, koroner kalp hastalıklarının önlenmesi gibi fonksiyonları bulunmaktadır. Bu yağ asitlerinin en çok bulunduğu gıda maddeleri arasında; Omega-3 yağ asidi açısından balık yağı, keten tohumu, soya ve yeşil yapraklı sebzeler, omega-6 yağ asitleri açısından bitkisel sıvı yağlar, omega-9 yağ asitleri açısından ise, zeytinyağı yer almaktadır. Gerek gıda maddelerinin doğrudan bileşimine eklenerek gerekse hayvansal kaynaklı gıdalarda elde edildiği canlı hayvanların rasyonlarına ilave edilerek, gıda maddelerinin omega yağ asitleri açısından zenginleştirilmesi sağlık açısından daha uygun gıda eldesi için önemli bir uygulamadır.</p>
<p><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/05/Omega-yag-asitleri-saglik-bilimsel-makale.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1214" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/05/Omega-yag-asitleri-saglik-bilimsel-makale.jpg" alt="Omega Yağ Asitleri ve Sağlık - Bilimsel Makale" width="800" height="444" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/05/Omega-yag-asitleri-saglik-bilimsel-makale.jpg 800w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/05/Omega-yag-asitleri-saglik-bilimsel-makale-768x426.jpg 768w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/05/Omega-yag-asitleri-saglik-bilimsel-makale-300x167.jpg 300w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></p>
<p>Doymamış yağ asitlerinden olan ve vitamin F adı da verilen linoleik, linolenik ve arahidonik asit esansiyel yağ asitleri</p>
<p>olarak bilinir. Bu yağ asitleri hayvan organizması tarafından sentez edilemedikleri için gıdalar ile dışarıdan alınmaları şarttır. Doymamış yağ asitleri çoğunlukla omega-3 ve omega-6 yağ asitleri formundadır. Aralarında linolenik asidin de bulunduğu bazı yağ asitleri omega-3 formundadır ve kolaylıkla aynı formdaki <a href="https://baliktarifi.com/etiket/epa" target="_blank" rel="noopener">EPA</a> Ekosapentaenoik ve DHA (dokosaheksaenoik)ya dönüşebilir. Linoleik asit özellikle bitki tohumlarından elde edilen yağlarda, linolenik asit ise balık yağında bol miktarda bulunur. Linoleik asitten karbon zincirinin uzaması (elengasyon) ve çift bağ sayısının artması (desaturasyon) sonucu arahidonik asit meydana gelir (1). Bitkilerin aksine hayvanlar ve insanlar omega 1&#8217;in metil grubu ile omega 7 karbon atomu arasına çift bağ oluşturmadıklarından, omega-3 ve omega-6 grubu içeren doymamış yağ asitlerini sentezleyemezler. Bu nedenle linoleik ve linolenik asitler esansiyel ve bunlardan da hayvan organizması mitokondrilerinde uzun zincirli ve çoğunlukla doymamış yağ asitleri sentezlenmektedir (2). Esansiyel yağ asitleri vücutta doymamış yağ asitlerine, bunlarda önce ekosanoid isimli 20 karbonlu yağ asidine dönüştürülmekte, bunlardan da prostanoid denilen prostaglandinler, tromboksanlar ve löykotrienler sentezlenmektedir. Bunlar hormon benzeri bileşikler olup, hücrelerde membran geçirgenliği ile enzim ve reseptör aktivitesini etkilemektedirler. EPA ve <a href="https://baliktarifi.com/etiket/dha" target="_blank" rel="noopener">DHA</a> asitler n-3 grubunun başlıca yağ asitleri olup, beyin dokusu ve retinanın yapısına girmektedirler (3).</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">İnsan Sağlığına Etkileri</span></h3>
<p><a href="https://baliktarifi.com/balik-yag-asitlerinin-insan-sagligi-icin-onemi-bilimsel-makale" target="_blank" rel="noopener">Omega 3</a> (alfa-linolenik asit), Omega 6 (linoleik asit) ve Omega 9 (oleik asit)&#8217;dan oluşan omega yağ asitlerinin beyin gelişimi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, koroner kalp hastalıklarının önlenmesi gibi fonksiyonları bulunmaktadır. Yetersizliklerinde insanlarda ciltte kuruma gibi bazı deri hastalıkları, astım, artritis, büyümede gerileme, şeker ve kanserin bazı türlerinin yanında öğrenme eksikliği de görülmektedir (4). Ayrıca diyete n-3 yağ asidi katılmasının kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, bağışıklık, allerji ve sinirsel bozuklukları önlediğine yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. Bunlara ilaveten omega-3 yağ asitlerinin prostaglandinlerin sentezinde görev almaları (5) ve beyin ile retinanın normal gelişmesi için gerekli olmalarının (1) yanı sıra kardiyovasküler bozukluklar ile ilişkili hastalıkların insidansını da azalttığı (6,7,8), vücuttaki bağışıklık fonksiyonlarının kaybını geciktirici rol oynadığı da rapor edilmiştir (4). Prostaglandinler hormon benzeri maddeler olup; vücuttaki, iltihaplanma, ağrı, şişkinlik, tansiyon, kalp, böbrekler, sindirim sistemi ve vücut sıcaklığının düzenlenesi gibi birçok faaliyeti düzenlemekten sorumludurlar. Ayrıca allerjik reaksiyonlar, kan pıhtılaşması ve diğer hormonların yapılması için de önem taşımaktadırlar (9).</p>
<p>Esansiyel yağ asitleri doğal kan inceltici özelliğe sahip olup, kalp krizine yol açabilen kan pıhtılaşmasını önleyebilmektedirler. Bu yağ asitleri, artrit ve otoimmün hastalıklarının semptomlarını hafifleten doğal iltihap giderici bileşikler de içermektedirler. Esansiyel yağ asitlerinden fakir bir beslenme rejimi; kepek, egzema, çatlak tırnaklar, mat ve kırılgan saçlar gibi deri problemlemlerine neden olabilmektedir. Bağırsak sistemi boyunca uzanan hücrelerin yapısını etkilemekte, ince bağırsağın içini kaplayan sindirici-emici hücrelerin kalınlığını ve yüzey alanını arttırmaktadırlar. Bu da besinlerin daha iyi emilimi, alerjenlerin daha az emilimi demektir. Ayrıca esansiyel yağ asitlerinin içerdiği bileşiklerin hayvanlarda kanser hücrelerini bloke edebildiğini, insanlarda ise omega-3 grubu yağ asitlerinin göğüs kanseri hücrelerinin büyümesini engelleyebildiği bir çok araştırmada ortaya konmuştur. Omega-3 yağ asitlerinin, kırmızı hücrelerin dayanıklılığını arttırdığı, kanın viskozitesinde azalmaya yol açtığı ve böylece kılcal damarlarla beslenen dokulara oksijen teminini kolaylaştırdığı öne sürülmektedir. Ayrıca bu yağ asitlerinin antihipertansif etki gösterdikleri bildirilmektedir (9).</p>
<p>Kandaki omega-3 ve omega-6 yağ asitleri arasında bir rekabet vardır. Bu da kural olarak omega-6 yağ asitlerinin fazla olması ve bu sayede de omega-6 metabolizmasının daha güçlü bir şekilde oluşmasına sebep olmakta, sonuçta arterioskleroz, tromboz, romatizmal artrit veya görme problemlerine neden olmaktadır (2). Vücuttaki omega-6 ve omega-3 yağ asitlerinin birbirine oranı (n-6/n-3) çok önemlidir. İdeal beslenmede gıdalarda bulunması istenilen n-6/n-3 oranı 5:1 ile 10:1 arasında olması istenilmektedir. Dyerberg (10) tarafından yapılan bir araştırmada; omega-3 yağ asitleri bakımından zengin diyetlerle beslenen Eskimolarda uzun zincirli doymamış yağ asitlerinin, doymuş yağ asitlerine oranı 0,84 iken, omega-6 yağ asitleri bakımından zengin diyetle beslenen Danimarkalılarda bu oranın 0,24 olduğu, bunun sonucunda da Eskimoların kan plazmasında LDL ve VLDL düzeylerinin daha düşük, HDL düzeylerinin ise daha yüksek olduğu bildirilmiştir (10, 11).</p>
<p>Diyetteki yağ asitlerinin serum kolesterol seviyelerini farklı oranlarda etkiledikleri bilinmektedir (12). İnsanların kan plazmasındaki lipit düzeyinin yüksekliğiyle koroner kalp hastalıkları ve arterioskleroz arasında sıkı bir ilişki vardır. Serum lipitleri içerisinde yer alan kolesterol bu ilişkinin en büyük etkenidir (9). Balık yağı kolesterolü yüksek hastalarda, lipoproteinlerin fiziksel durumunu değiştirip LDL&#8217; yi düşürerek, kolesterolün azalmasını sağlamaktadır. Trombin formasyonundaki azalma ve plazma fibrinolitik aktivitesindeki artış da atheromanın büyümesini engelleyerek damar tıkanıklığını önlemektedir (9). Arterioskleroz oluşumunda kolesterolün üstlendiği rol, diyete balık veya balık yağı eklemenin plazma lipit seviyelerine etkileri üzerinde çeşitli çalışmaların yapılmasına neden olmuş ve balık yağının trigliserit, VLDL ve buna bağlı olarak LDL seviyelerinde önemli düşmelere sebep olduğu tespit edilmiştir. Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olan balık yağlarının tüketimiyle, koroner kalp hastalıklarından dolayı meydana gelen ölümler arasında zıt bir ilişki olduğu Kromhout ve ark. (11) tarafından yapılan ve 20 yılın üzerinde süren bir çalışmada gösterilmiştir. Leaf ve Weber (9) tarafından yapılan bir değerlendirmede ise; günlük omega-3 yağ asitleri tüketiminin en az 4 g kadar olması gerektiği, fakat peroksidasyon tehlikesi nedeniyle diyetteki antioksidan miktarında buna bağlı olarak arttırılması gerektiği vurgulanmıştır.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Bu derleme sağlıklı beslenme bilincinin arttığı toplumuzda omega yağ asitleri yönünden zengin gıdaların tüketimini teşvik etmesi yönüyle hazırlanmıştır. İnsanlar tükettikleri diyetlerde n-3, n-6, n-9 gibi yağ asitleri yönünden zengin gıdalarla beslenmelidirler. Doymamış yağ asitleri bakımından zengin diyetler tüketildiğinde, kan plazmalarında HDL artışına bağlı olarak kolesterol miktarında düşüş görülmektedir. Ayrıca kalp-damar hastalıklarından kaynaklanan ölüm oranlarında gözlenen belirgin artış, insanları da daha sağlıklı beslenmeye ve özellikle böylesi hastalıkların önemli bir nedeni olarak bilinen hayvansal yağlardan kaçınmaya zorlamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar</p>
<p>1. Watkins, B. A., 1991. Importance of essential fatty acids and their derivates in poultry. J. Nutr., 121:1475-1485.</p>
<p>2. Grashorn, M.A. 1995. Ernahrungsphysiologische bedeutung der omega-3- fettsauren und möglichkeiten der anreicherung in eiern. Arch. GeHügelk., 60: 49-58.</p>
<p>3. Murray, R.K., Mayez, P.A., Granner, D.K., Rodwell, V.W. 1993. Harper&#8217;ın Biyokimyası (Çevirenler: Menteş, G., Ersöz, B.), Barış kitabevi, İstanbul.</p>
<p>4. Lewis N.M., Seburg, S., Flanagen, N.L. 2000. Enriched eggs as a sourced ofn-3 polyunsaturated fatty acids for humans. Poult Sci., 79: 971-974.</p>
<p>5. Norum, K.R., Drevon,C.A.. 1986, Dietary omega-3 fatty acids and cardiovascular diseases. Arteriosclerozis, 6: 352-355.</p>
<p>6. Bayizit, A. A. 2003, Doymamış yağ asitlerinin beslenme ve sağlık açısından önemi. Gıda ve Yem Bilimi -Teknolojisi Dergisi, 3: 28-31.</p>
<p>7. Farrell, D.J. 1992. The hearty egg. Poultry Digest, 7: 20-22.</p>
<p>8. Farrell, D.J. 1993. Une&#8217;s designer egg. Poult. Int., 32: 62-66.</p>
<p>9. Leaf A.,Weber, P.C.1988. Cardiovascular effects of ra -3 fatty acids. The New Engl. J.OfMed., 318:549-557.</p>
<p>10. Dyerberg, J. 1986. Linolenate-derived polyunsaturated fatty acids and prevention of atherosclerosis. Nutr. Rew., 44: 125-134.</p>
<p>11. Kromhout, D., Bosschieter, M.D., Coulander, L. 1985. The inverse relation between fish consumption and 20-year mortality fom coronary heart disease. The New Engl. J. of Med., 312: 1205-1209.</p>
<p>12. Anonymous, 1991. Trans-fıtty acids and serum cholesterol levels. Nutrition Rev., 49: 57-62.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: </strong></p>
<p>Türkiye 9. Gıda Kongresi ; 24-26 Mayıs 2006, Bolu<br />
<a href="http://www.gidadernegi.org/TR/Genel/dg.ashx?DIL=1&amp;BELGEANAH=5270&amp;DOSYAISIM=240934380.pdf" target="_blank" rel="noopener">Omega Yağ Asitlerinin İnsan Sağlığı Yönünden Önemi </a></p>
<p>Hüseyin Eseceli &#8211; Balıkesir Üniv., Bandırma M.Y.O., Et Endüstrisi Programı Bandırma</p>
<p>Ali Değirmencioğlu &#8211; Balıkesir Üniv., Bandırma M.Y.O., Et Endüstrisi Programı Bandırma</p>
<p>Recep Kahraman &#8211; İstanbul Üniv., Veteriner Fak., Hayvan Besleme AbD, Avcılar-İstanbul</p>The post <a href="https://somontarifi.com/omega-3-tr/omega-yag-asitleri-bilimsel-makale.html">Bilimsel Makaleler Omega Yağ Asitleri Hakkında Ne Diyor?</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://somontarifi.com/omega-3-tr/omega-yag-asitleri-bilimsel-makale.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık ve Gençliğin Formülü: Balık</title>
		<link>https://somontarifi.com/genel-tr/saglik-ve-gencligin-formulu-balik.html</link>
					<comments>https://somontarifi.com/genel-tr/saglik-ve-gencligin-formulu-balik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Balıkçı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2015 10:27:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[balık kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[DHA]]></category>
		<category><![CDATA[EPA]]></category>
		<category><![CDATA[Fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi Balık]]></category>
		<category><![CDATA[Omega 3]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Taze Balık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://somontarifi.com/?p=973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm doktorların, diyetisyenlerin, bilim insanlarının fikir birliğine vardığı konularından biri de balığın insan sağlığı üzerinde mucizevi faydaları olduğudur. Kalp hastalıkları, şeker, tansiyon gibi fiziksel hastalıkların yanında zihin ve zeka gelişimi ve depresyon tedavisi gibi bir çok alanda balığın faydası kanıtlanmıştır. Protein bakımından oldukça zengin olmakla birlikte Omega 3, fosfor, A vitamini, D vitamini K vitamini ve B grubu &#8230;</p>
The post <a href="https://somontarifi.com/genel-tr/saglik-ve-gencligin-formulu-balik.html">Sağlık ve Gençliğin Formülü: Balık</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm doktorların, diyetisyenlerin, bilim insanlarının fikir birliğine vardığı konularından biri de balığın <em><strong>insan </strong></em><em><strong>sağlığı üzerinde mucizevi faydaları olduğudur</strong></em>. <em><strong>Kalp hastalıkları, şeker, tansiyon gibi fiziksel hastalıkların yanında zihin ve zeka gelişimi ve depresyon tedavisi gibi bir çok alanda balığın faydası kanıtlanmıştır.</strong></em> Protein bakımından oldukça zengin olmakla birlikte <em><strong><a title="Omega 3 Nedir Ne İşe Yarar" href="https://somontarifi.com/omega-3/nedir-ne-ise-yarar.html" target="_blank" rel="noopener">Omega 3</a>, fosfor, A vitamini, D vitamini K vitamini ve B grubu vitaminler (B1, B2, B6, B12), iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko</strong></em> mineralleri açısından oldukça zengindir. İnsan vücudunda üretilemeyen ve bu nedenle mutlaka besinler yoluyla vücuda alınması gereken yağ asitlerinden olan <em><strong>çoklu doymamış yağ asitleri, EPA (eikosapentoenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit)&#8217;nın en önemli kaynaklarındandır.</strong></em> EPA ve DHA; ülkemizde oldukça sık görülen kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı ve kanser gibi pek çok hastalıktan korunmada önemli sağlık etkilerine sahiptir.</p>
<p><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/saglik-genclik-formulu-balik-somon.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1229" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/saglik-genclik-formulu-balik-somon.jpg" alt="Sağlık ve Gençliğin Formülü: Balık" width="794" height="497" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/saglik-genclik-formulu-balik-somon.jpg 794w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/saglik-genclik-formulu-balik-somon-768x481.jpg 768w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/saglik-genclik-formulu-balik-somon-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 794px) 100vw, 794px" /></a></p>
<p>Türkiye&#8217;nin üç bir yanı denizle çevrili olmasına, balık çeşitliliğinin ve kaynağının bol olmasına karşın <strong>kişi başı yıllık balık tüketimi</strong> <strong>sadece 8 kilo</strong>. Bu rakam dünya geneline bakıldığında oldukça düşük. Oysa sağlıklı kalmak için haftada en az iki öğün balık yenmeli.</p>
<p>Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkede yaşamanın en büyük keyfi deniz balığına her an ulaşabiliyor olmamız. Hamsi, sardalya, barbun, palamut, çipura, levrek ve kabuklu deniz ürünleri gibi birçok balık çeşidini taze taze tüketebiliyoruz. Ancak ülkemizde balık tüketimi nüfusa göre yok denecek kadar az. Türkiye&#8217;de yıllık kişi başına 30 kilo tavuk, 27 kilo kırmızı et ve 8 kilo balık tüketiliyor. Japonya&#8217;ya göre 10 kat Avrupa&#8217;ya göre 4 kat, Amerika&#8217;ya göre 3 kat daha az balık tüketiyoruz. Japonya başta olmak üzere Avrupa ve Amerika&#8217;nın balık ihtiyacını Türkiye pazarından elde etmesi sebebiyle Türkiye&#8217;de balık fiyatları da yükselmiş durumda. Özellikle çipura ve levrek ihracat hacmi son yıllarda artış göstermekte.</p>
<p><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/somon-baligi-dilim.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1230" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/somon-baligi-dilim.jpg" alt="somon balığı dilim" width="400" height="530" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/somon-baligi-dilim.jpg 644w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/04/somon-baligi-dilim-226x300.jpg 226w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Balık tüketiminin az olmasında ekonomik sebepler etkili olsa da asıl etken alışkanlıklar, damak tadı, mutfak kültürü ve koku. <em><strong>Evet balık kokusu da balık tüketimi azaltan başlıca etkenlerden</strong></em>. Zira bir çok aile sırf ev kokmasın diyerek evde balık pişirmekten vazgeçiyor. <strong>Halbuki <a title="Evdeki Balık Kokusu Nasıl Gider?" href="https://somontarifi.com/pratik-bilgiler/evdeki-balik-kokusu-nasil-gider.html" target="_blank" rel="noopener">evdeki balık kokusunu çıkartmak</a> hiç de zor değil.</strong> Canı balık çektiğinde veya balık yeme ihtiyacı hissettiğinde dışarıda yiyor veya özellikle büyük şehirlerde hemen her yerde bulunan balık pişiricilerinden sipariş ediyor. Bu durum da balık ihtiyacı için ayrılan bütçenin artmasına ve haftada 2 kez yenebilecekken 10 günde veya 2 haftada 1 kez yenmesine sebep oluyor. Hal böyle olunca balık tüketimi azalıyor ama kalp hastalıkları, merkezi sinir sistemi hastalıkları ve obezite artıyor.</p>
<p>Avustralya&#8217;da yapılan bir araştırmaya göre <em><strong>balık en doyurucu besinlerden biridir</strong></em>. Diyetisyenlerin tüm danışanlarına balığı tavsiye etmesinin sebeplerinden biri de budur. Doyurucu olmasından dolayı açlık duygusunun kısa sürede hissedilmesi ile zayıflamak için birebirdir. Balık yedikten sonra duyulan tatlı yeme isteğini ise türk kahvesi içerek geçirebilirsiniz. Ayrıca kuru incir, hurma da tatlı isteğinin geçmesine yardımcı olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">BALIĞIN ZARARI VAR MI?</span></h3>
<p><em><strong>HAYIR!</strong> </em>Herkesin haftada en az iki öğün yemesi, sağlıklı kalabilmek için elzem. İster kahvaltıda sandviç olarak, ister öğle yemeğinde salatalarda, isterseniz akşam yemeğinde fırında, tavada, ızgarada veya çorba olarak yapabilirsiniz. Haftanın her günü, her öğün tüketilse de vücudumuza zararı olmayan bir mucize.</p>
<p>Halk arasında balıkla birlikte süt ürünleri (yoğurt) kullanımının zehirlenmeye yol açacağına dair yanlış bir inanış bulunmaktadır. Ancak balık ve yoğurt taze ise ikisinin birlikte tüketilmesinin hiçbir zararı yoktur. Zaten eğer alış olduğunu balık bayatsa yanında başka bir gıda tüketmeseniz bile zehirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">NEDEN PAHALI?</span></h3>
<p>Aslında bunun en büyük sorumlusu yine biziz. Balık ekolojilerini korumak üzere etkili devlet politikası geliştiremedik, avlanma yasaklarına yeterince uymadık, yumurtlama ve gelişme aşamasında yanlış yöntemlerle avlandık. Her ne kadar denizlerle çevrili olsak da balıkları kuruttuk desek yeridir. Ancak bunun yanında balık çiftliği sayımız son yıllarda oldukça arttı ve her geçen zaman yenileri kuruluyor. Ama yine yakalanan veya üretilen balığın büyük kısmı yurtdışına ihraç ediliyor. Bu da halk pazarlarındaki balık miktarını azaltıp fiyatları artırıyor. Bir başka konu ise balık ticaretinde belirlenmiş bir politikanın oluşturulamaması. Üreticilerin fiyat politikası sebebiyle dış ticarete yönelmesi halkın balığa ulaşımını zorlaştırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">KALPTEN DEPRESYONA HER ŞEYE İYİ GELİYOR</span></h3>
<p>Özellikle beyin gelişiminin hızlı olduğu <em><strong>anne karnında başlamak üzere 0-3 yaş arasında dönemde</strong></em> balık tüketiminin inanılmaz önemi olduğu bilimsel araştırmalarda kanıtlanmış bir gerçektir. Vücudun kendi kendine üretmediği bu nedenle gıdalardan temin edilen biyolojik değeri yüksek protein ve esansiyel amino asit kaynağı olan balık, içerdiği <em><strong>omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri  ile beyin gelişimine olumlu katkı sağlar.</strong></em> Bu nedenle özellikle gebelikten itibaren anne adaylarının ve 7. aydan itibaren tamamlayıcı beslenmeye başlayan bebeklerin tükettiği balığın beyin gelişimini olumlu yönde etkileyeceği belirtilmektedir.</p>
<p>Özellikle soğuk kış günlerinde tüketilen balık, içerdiği yağ asitleri dolayısı ile <em><strong>bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine destek olmaktadır.</strong></em> Kış mevsiminde güneşten fazla yararlanılamadığı için <em><strong>kemik ve diş sağlığında önemli olan D vitaminin karşılanmasında yine balık tüketimi önem kazanmaktadır.</strong></em></p>
<figure id="attachment_517" aria-describedby="caption-attachment-517" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-517 size-full" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg" alt="Sağlıklı Yaşam İçin Balık Tüketin" width="1000" height="495" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg 1000w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin-300x149.jpg 300w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin-768x380.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></a><figcaption id="caption-attachment-517" class="wp-caption-text">Sağlıklı Yaşam İçin Balık Tüketin</figcaption></figure>
<p>Ayrıca:</p>
<p><em><strong>Balık kalbinizi korur.</strong></em><br />
<em><strong> Yaşlanmaya karşı savaşır.</strong></em><br />
<em><strong> Çocuklarınız daha akıllı olur.</strong></em><br />
<em><strong> Diş etleri ve dişlere yararlı.</strong></em><br />
<em><strong> Kalp krizinin önlenmesinde etkili.</strong></em><br />
<em><strong> Kan şekerini dengeler.</strong></em><br />
<em><strong> Depresyon ve şizofreni belirtilerini hafifletir.Zihin sağlığını korur.</strong></em><br />
<em><strong> Afrodizyak etkisi vardır, doğurganlığı arttırır.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">HANGİ AYDA HANGİ BALIK LEZZETLİDİR?</span></h3>
<p><strong>OCAK:</strong> Uskumru, lüfer, palamut, istavrit lezzetini korur. Kefal ve hamsi tam yağlı durumdadır. Çinekop, kofana, mezgit kolayca bulunur. Tekir ve kırlangıç bolca avlanır. Barbunya, kılıç ve mercan az tutulur.<br />
<strong>ŞUBAT:</strong> Kalkan mevsimi başlar. Tekir bolca çıkar. Uskumru, lüfer, palamut yağını kaybetmeye başlar.<br />
<strong>MART:</strong> Kefal, levrek ve kalkanın en lezzetli zamanıdır. Uskumru çiroz olmaya yüz tutmuştur. Tavası ve pilakisi yapılabilir. Gümüş balığı fazlaca çıkmaya başlar.<br />
<strong>NİSAN:</strong> Kalkan yine başta gelir. Mercan, levrek, kılıç ve kırlangıç bolca çıkmaya başlar. Gümüş balığı, kefal, mezgit, berlam, tekir ve barbunya çok tutulur.<br />
<strong>MAYIS:</strong> Levrek, barbun, tekir, iskorpit zevkle yenir.<br />
<strong>HAZİRAN:</strong> Balıkçılık açısından verimsizdir. Tekir, barbun, mercan, levrek gibi balıklar bulunur ancak pahalıdır.<br />
<strong>TEMMUZ:</strong> Sardalya mevsimi başlarKolyoz, istavrit, uskumru, tava ve haşlamaya elverişli.<br />
<strong>AĞUSTOS:</strong> Çingene palamudu mevsimini açar. Sardalyanın ise en lezzetli zamanıdır. Yine bu ayda kılıcın tadına doyum olmaz. Kefal tavsiye edilmez.<br />
<strong>EYLÜL:</strong> Sardalye ve kılıç lezzetlidir. Palamut irileşir. Lüfer bu dönem pahalıdır.<br />
<strong>EKİM:</strong> Lüfer çok lezzetlidir. Palamut bolca çıkar.<br />
<strong>KASIM:</strong> Uskumrunun en iyi zamanı. Torik akışı başlamıştır. Pisinin en nefis olduğu aydır.<br />
<strong>ARALIK:</strong> Uskumru, lüfer, palamut ve torik daha da büyümüş ve lezzetlenmiştir. Hamsinin en çıtır zamanı. Bol miktarda tekir çıkar.</p>The post <a href="https://somontarifi.com/genel-tr/saglik-ve-gencligin-formulu-balik.html">Sağlık ve Gençliğin Formülü: Balık</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://somontarifi.com/genel-tr/saglik-ve-gencligin-formulu-balik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omega-6, Omega-3 Yağ Asitleri, Balık ve Sağlık</title>
		<link>https://somontarifi.com/genel-tr/omega-6-omega-3-yag-asitleri-balik-ve-saglik.html</link>
					<comments>https://somontarifi.com/genel-tr/omega-6-omega-3-yag-asitleri-balik-ve-saglik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Balıkçı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 21:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Omega 3]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[DHA]]></category>
		<category><![CDATA[EPA]]></category>
		<category><![CDATA[Omega 6]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://somontarifi.com/?p=888</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoklu doymamış yağ asitlerinden omega-6 ve omega-3 yağ asitleri esansiyel yağ asitleridir. Omega-6 ve omega-3 yağ asitlerinin molekül yapısındaki küçük farklılık vücutta çok farklı bir rol oynar. Bu önemli yağ asitleri tavsiye edilen oranlarda alınmadığı takdirde insanlarda bazı rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Omega-3 yağ asitlerini daha fazla almak ya da en azından her iki yağ asidinden de eşit miktarlarda &#8230;</p>
The post <a href="https://somontarifi.com/genel-tr/omega-6-omega-3-yag-asitleri-balik-ve-saglik.html">Omega-6, Omega-3 Yağ Asitleri, Balık ve Sağlık</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çoklu doymamış yağ asitlerinden omega-6 ve omega-3 yağ asitleri esansiyel yağ asitleridir. Omega-6 ve omega-3 yağ asitlerinin molekül yapısındaki küçük farklılık vücutta çok farklı bir rol oynar. Bu önemli yağ asitleri tavsiye edilen oranlarda alınmadığı takdirde insanlarda bazı rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Omega-3 yağ asitlerini daha fazla almak ya da en</p>
<figure id="attachment_895" aria-describedby="caption-attachment-895" style="width: 337px" class="wp-caption alignright"><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/01/omega-3-somon-balik-faydalari.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-895" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/01/omega-3-somon-balik-faydalari.jpg" alt="Omega 6, Omega 3 Yağ Asitleri, Balık ve Sağlık" width="337" height="224" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/01/omega-3-somon-balik-faydalari.jpg 720w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/01/omega-3-somon-balik-faydalari-310x205.jpg 310w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2015/01/omega-3-somon-balik-faydalari-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 337px) 100vw, 337px" /></a><figcaption id="caption-attachment-895" class="wp-caption-text">Omega 6, Omega 3 Yağ Asitleri, Balık ve Sağlık</figcaption></figure>
<p>azından her iki yağ asidinden de eşit miktarlarda almak gerektiği bildirilmektedir. Ancak son yıllarda tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte diyetteki omega-6 omega-3 oranının çok yüksek seviyelerde olduğu görülmektedir. <em><strong><a title="Omega 3 Nedir Ne İşe Yarar" href="https://somontarifi.com/omega-3/nedir-ne-ise-yarar.html" target="_blank" rel="noopener">Omega-3 yağ asitlerinde</a>n olan eikosapentaenoik asit, C20:5n-3 (EPA) kardiyovasküler sorunların önlenmesinde, dokosaheksaenoik asit, C22:6n-3 (DHA) ise görme fonksiyonlarında, büyüme ve beyin gelişiminde etkili olmaktadır. Balık ve özellikle yağlı balıklar çok uzun zincirli omega-3 yağ asitlerinin mükemmel kaynaklarıdır.</strong> </em>Bu derlemede son yıllarda yapılan çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak omega-6 ve omega-3 yağ asitleri ile sağlık üzerindeki etkileri ve bu yağ asitlerini dengeli miktarda içeren balık etinin önemine değinilmeye çalışılmıştır.</p>
<p>Yağlar kısa, orta ve uzun zincirli yağ asitlerinin ana kaynağı et ve süt ürünleri gibi asitlerinin herhangi bir kombinasyonunu hayvansal ürünlerdir. Fakat bazı tropikal bitki içerebilir.Yağ asitlerindeki karbon atomlarının kaynakları da (hindistan cevizi, hurma ve hurma 4 bağının da H atomlarına bağlı olduğu yağ çekirdeği) çok büyük miktarlarda doymuş yağ asitleri doymuş yağ asitleri olup, bu yağ asitlerini içerir.</p>
<p>1 karbon atomunun diğer karbon atomuna tek bir çift bağ ile bağlı olduğu ve iki hidrojen atomunun elemine edildiği tekli doymamış yağ asitleri; kanola yağı, fındık yağı ve zeytinyağında yüksek miktarlardadır. İki ya da daha fazla karbon atomu çift bağ ile bağlı olduğunda ve 2 ya da daha fazla hidrojen çiftleri elemine edildiğinde oluşan çoklu doymamış yağ asitleri,mısır, soya fasulyesi, ay çiçeği ve su ürünlerinde önemli miktardadır. <em><strong>Tüm yağlar doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitlerini içerirler ve sadece miktarları farklılık gösterir</strong></em> (Greenly, 2002).</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Esansiyel Yağ Asitleri</span></h3>
<p>Esansiyel yağ asitleri (EFA) çoklu doymamış yağ asitleridir ve omega-6 ve omega-3 yağ asitleri olarak iki gruba ayrılır. <em><strong>Vücut bu yağ asitlerini üretemediği için besinlerle alınması gerekir</strong></em> (Greenly, 2002; Zatsick ve Mayket, 2007).<em><strong> Omega-3 yağ asidi olarak sınıflandırılan alfa-linolenik asit belirli bitkisel yağlar (keten tohumu yağı, ceviz yağı), deniz planktonları ile (Larsen, 2000) tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, fasulye ve kabuklu yemişler, çinekop, uskumru, alabalık, ringa, ton ve somon </strong></em><em><strong>balıkları gibi yağlı balıklarda bulunur</strong> </em>(Greenly, 2002).Omega-6 yağ asiti olarak sınıflandırılan linoleik asit ise yüksek oranda linoleik asit içeren mısıryağı ve soya yağı gibi bitkisel yağlarda (Larsen, 2000), tahıl, et ve pek çok bitkinin tohumlarında bulunur (Zatsick ve Mayket, 2007).Yağlı balıklarda ve balık yağında baskın yağ asitleri 20 karbonlu eikosapentaenoik asit (EPA) ve 22 karbonlu dokosaheksaenoik asit (DHA) iken kanola, soya fasulyesi, keten tohumu ve ceviz yağlarının ana bileşeni 18 karbonlu alfa-linolenikasittir (ALA). <em><strong>Bu yağ asitlerinin en faydalıları EPA ve DHA&#8217;dır</strong></em> (Larsen, 2000; Kris-Eşerton vd.,2003). <em><strong>EPA&#8217;nın kardiyovasküler hastalıkları önlemesinde önemli rol oynadığına, DHA&#8217;nın ise beyin ve sinir gelişimi için gerekli olduğuna inanılmaktadır</strong></em> (WHfoods, 2012).</p>
<p>Görünüşte molekül yapılarında önemsiz farklılıklar olan iki EFA ailesi vücutta çok farklı şekilde davranır. Enzimatik desaturasyon işlemi ile ALA, EPA ve DHA üretir. EPA ve DHA anti-inflammator, anti-trombotik, anti-aritmik özelliklere sahip olan bir grup eikosanoidin (prostaglandinler, şromboksanlar ve lökotrinler) öncüleridir. Linoleik asitin bir ürünü olan araşidonik asit ise, proinflammator ve protrombik etkilerden sorumlu diğer bir eikosanoid grubunun öncüsüdür (Zatsick ve Mayket, 2007).  Omega-6 yağ asitlerinin metabolik ürünleri; iltihap, kan pıhtılaşması ve tümör büyümesini teşvik ederken, omega-3 yağ asitleri tamamen zıt hareket eder (Greenly, 2002). <em><strong>Yüksek derecede çoklu doymamış omega-3 yağ asitleri bağışıklık sisteminin </strong></em><em><strong>kuvvetlendirilmesinde, serum trigliserid ile LDL kolesterolün düşürülmesinde ve kan pıhtılaşması riskinin azaltılmasında faydalıdır (Larsen, 2000).</strong> <strong><a href="https://baliktarifi.com/balik-yag-asitlerinin-insan-sagligi-icin-onemi-bilimsel-makale" target="_blank" rel="noopener">Omega-3</a> yağ asit eksikliği belirtileri, yorgunluk, kuru ve/veya kaşıntılı cilt, kırılgan saçlar ve tırnaklar, kabızlık, sık sık soğuk algınlığı, depresyon, unutkanlık, fiziksel dayanıksızlık ve/veya eklem ağrısıdır.</strong> </em>Bununla birlikte kanama bozuklukları olan ve kan sulandırıcı alan kişilerin tamamlayıcı omega-3 yağ asitlerini almadan önce bir hekime danışmaları gereklidir (WHfoods, 2012). EPA ve DHA&#8217;nın eşsiz yararlarının ve eksikliğindeki ciddi sonuçları nedeniyle <em><strong>ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü, EPA-DHA, alfa linolenik asit ve linoleik asit günlük alım miktarlarını sırasıyla 650 mg, 2.22 g ve 4.44 g olarak önermiştir.</strong> </em>Doymuş yağ alımının ise, toplam kalori alımının %8&#8217;i veya günlük 18 g olarak sınırlanması tavsiye edilmektedir (Larsen, 2000). Ulusal Bilimler Akademisi Tıp Enstitüsü (AI) tarafından 2002 yılında erkeklerin günde 1.6g, kadınların 1.1g linolenik asit almaları önerilmiştir. Konuyla ilgili bir çalıştay da ise uzmanlar günlük 2000 kalori tüketen bir kişinin en az 4 g omega-3 tüketmesi ve bu yağ bakımından zengin gıdalar yemesini önermişlerdir. Bu hedefe diyetlere keten tohumu ve doğadan avlanan somon gibi sadece iki gıda ekleyerek kolayca ulaşılabilir. İki yemek kaşığı keten tohumu 3.5g omega-3, <em><strong>113 g somon 1.5 g omega-3 içerir.</strong> <span style="color: #ff6600;"><strong>Araştırma sonuçlarına göre, haftada iki porsiyon kızarmış olmayan balık özellikle somon, ton balığı ve halibut, kandaki omega-3 yağ asitleri düzeyini önemli ölçüde artırmak için yeterli olabilir</strong></span></em> (WHfoods, 2012).</p>
<p>Yetişkin bir insan beyni günde 17.8 mg (araşidonik asit) AA ve 4.6 mg <a href="https://baliktarifi.com/etiket/dha" target="_blank" rel="noopener">DHA</a> tüketir. AA tüketimi yaş ile değişmemektedir. Diyette DHA yokluğunda beynin DHA ihtiyacı, diyette yeterli alfa linolenik asit sağlandığında, alfa linolenik asitin DHA&#8217;ya dönüşümü ile karaciğer tarafından karşılanabilir (Rapoport vd., 2007). Alfa-linolenik asitin vücutta EPA ve DHA&#8217;ya dönüşümü, özellikle yaşlı insanlarda daha azdır (Larsen, 2000). Bu yağ asitleri somon, ton, ringa gibi soğuk su balıklarından doğrudan karşılanabilir (WHfoods, 2012). Kırmızı kan hücre zarlarındaki EPA ve DHA&#8217;nın yüzde olarak toplamı omega-3 indeksi olarak tanımlanmıştır. Omega-3 indeksi ile yüksek derecede ilişkili diğer omega-3 biyo belirteçler; kanda omega-3 yağ asitlerinin (EPA+dokosapentaenoik asit (DPA)+DHA)], plazma fosfolipidlerdeki EPA+DHA&#8217;nın ve serum kolesterol esterlerindeki EPA&#8217;nın toplam miktarlarıdır. Anjiyografi ile kanıtlanmış koroner arter hastalığı olan 223 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada, günde 1.65g EPA+DHA ile, omega-3 indeksi %3.4&#8217;den %8.3&#8217;e kadar artmış ve koronerlezyonların ilerlemesi azalmıştır. Bu bulgular omega-3 indeksinin %8&#8217;in üstündeki seviyelere çıkması ile daha az kararsız plaklar üretilebildiğini ve koroner ateroskleroz seyrini hafiflettiğini düşündürmektedir (vonSchacky ve Harris, 2007).</p>
<p>Oleik asit, 18:1n-9 (OA), araşidonik asit, 20:4n-6 (AA) ve EPA gibi üç farklı seriyi temsil eden yağ asitlerinin <em><strong>meme kanser hücreleri (MDA-MB-231) tarafından alımı ve metabolizması incelenmiş ve bu hücreler tarafından en baskın alınan yağ asitinin AA, en az alınanın ise EPA olduğu bildirilmiştir (Kaur vd., 2009)</strong></em>. Koroner kalp hastalıkları geçirmiş olan yeni kadavralarda yüksek seviyede omega-3 ve omega-6; özellikle de DHA ve AA alımının düşük olduğu, balık tüketiminin ise kalp dokularındaki omega-3 ve omega-6 seviyeleri ile ilişkili olduğu belirtilmiştir (Chattipakorn vd., 2009). Yine eritrositlerdeki trans-oleik asitin daha düşük seviyelerde olmasının ve daha yüksek miktarda vitamin, mineral ve n-3 yağ asitleri alımının aterosklerozis riskinin azalması ile ilişkili olduğu bildirilmiştir (Park vd., 2009). Hurst vd. (2010) diyet yağ asitlerinin artrit üzerine etkisini incelemişler ve n-3 PUFA&#8217;ların kıkırdak bozundurucu proteinaz, siklooksijenaz-2 ve enflamatuvar sitokinlerin etkisini azalttığını, EPA&#8217;nın DHA ve ALA&#8217;dan daha etkili olduğunu bildirmişlerdir. Shannon vd. (2010) tekli doymamış yağ asitleri ve ALA:EPA oranının <em><strong>prostat kanseri riskinin azalması ile, bazı uzun zincirli doymuş yağ asitlerinin de prostat kanseri riskinin artışı ile ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. </strong></em>Akut koroner sendromlu hastalarda, hasta olmayanlara göre omega-3 PUFA&#8217;ların hayli düşük düzeyde (özellikle EPA ve DPA) olduğu tespit edilmiştir. EPA, DPA ve DHA seviyeleri düşük olan hastaların, bu yağ asitleri yüksek seviyede olan hastalara göre önemli derecede daha yüksek bir % lipid düzeyine ve önemli derecede daha düşük % fibröz düzeyine sahip oldukları, omega-3 PUFA&#8217;larca daha düşük serum içeriği (özellikle EPA ve DPA)&#8217;nin akut koroner sendrom oluşumuna katkı sağlayan yağca zengin plaklar ile oldukça ilişkili olduğu bildirilmiştir (Amano vd., 2011).</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Omega &#8211; 6 / omega &#8211; 3 oranı</span></h3>
<p>Endüstriyel gelişimle paralel son 100-150 yıldır sosyoekonomik değişikliklerin bir sonucu olarak beslenme rejimindeki değişiklikler yağ asit tüketiminde de değişime neden olmuş ve omega-6 yağ asitleri tüketimi artarken omega-3 yağ asitleri tüketimi azalmıştır. Bu omega-6/omega-3 oranında bir dengesizliğe neden olmuş ve geçmiş dönemlerdeki 1:1 oranından hayli uzaklaşmıştır. Şu anda batı ülkeleri diyetleri tavsiye edilenin (%30-35) önemli derecede üzerinde yağ formundaki kaloriye sahiptir. Özellikle yüksek miktarda doymuş yağlar (&gt;%10), omega-6 yağ asitlerince zengin ve omega-3 yağ asitlerince fakir olan diyetler 20-30:1 omega-6/omega-3 oranlarına neden olmaktadır. Diğer yandan 1940 ve 1950&#8217;lerden beri endüstriyel gıda üretimindeki artış ve hayvansal yemlerin besin kompozisyonundaki değişimin bir sonucu olarak et, balık, tavuk gibi besinler omega-3 miktarlarının bir kısmını kaybetmiştir. (Gómez Candela vd., 2011). Pek çok epidemiyolojik çalışma ve klinik deneylerde, <em><strong>omega-3 yağ asitlerinin alımı ve farklı hastalıklar üzerindeki [(kardiyovasküler bozukluklar, farklı kanserler; (meme, prostat, kolorektal) astım, iltihaplı bağırsak hastalığı, romatoidartrit, osteoporoz)] yararlı etkileri ortaya konmuştur. <span style="color: #ff6600;">Mesela 4:1 omega-6 omega-3 oranı, kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranında %70&#8217;lik bir azalma ile ilişkilendirilmiştir.</span> Birçok deneysel çalışma meme, kolon, prostat, karaciğer ve pankreas kanserlerini kapsayan çoğu kanser gelişimini bastırmada, ù-3 (DHA ve EPA)&#8217;ün rol oynadığını göstermiştir (Gómez Candela vd. 2011). Maillard vd. (2002) meme yağ dokusundaki n-3 yağ asitleri seviyeleri ile meme kanseri riski arasında ters bir ilişki olduğunu bulmuşlardır. Williams vd. (2011)&#8217;ne göre de diyetteki yüksek n-6/n-3 yağ asitleri oranı ileri dereceli prostat kanseri riskini artırabilir.</strong></em></p>
<p>Omega-6/omega-3 oranını düşük tutmak gerekli olup bazı yazarlara göre bu 1:1 veya 2:1 olabilir. (Gómez Candela vd., 2011). Kolorektal kanseri olan hastalarda 2.5/1 oranı rektal hücre proliferasyonunu azaltmış, aynı miktarda omega-3 PUFA içeren 4/1&#8217;lik bir oranın ise, herhangi bir etkisi olmamıştır. Düşük omega-6/omega-3 oranı kadınlarda meme kanseri riskinde azalma ile ilişkili bulunmuştur. Romatoid artritli hastalarda 2-3/1 oranının inflamasyonu bastırdığı, 5/1 oranının astımlı hastalarda olumlu, 10/1 oranının ise olumsuz sonuçlara neden olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmalar optimum oranın hastalık türü ile değişebildiğini göstermektedir (Simopoulos, 2004). AA ve EPA, eicosanoidlerin üretimi için ana bileşenlerdir. AA&#8217;in eicosanoidleri EPA&#8217;nınkilerin zıt özelliklerine sahiptir. Omega-6 yağ asitlerinin diyetteki artışı protrombotik, prokonstriftik ve proinflammator durum için fizyolojik durumu değiştirir. Kalp-damar hastalığı, diyabet, kanser, obezite, otoimmün hastalıkları, romatoid artrit, astım ve depresyon gibi kronik durumların çoğu, tromboksan A 2 (TXA ), lökotrien B (LTB ), IL-1â, IL-6, tümör 2 4 4 nekroz faktörü (TNF) ve C-reaktif protein üretiminin artışı ile ilişkilidir. Tüm bu faktörler omega-6 yağ asidi (ALA) alımındaki artış ile artar ve omega-3 yağ asidi (EPA ve DHA) alımındaki artışla azalır. EPA ve DHA daha etkilidir ve pek çok çalışma EPA ve DHA kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Optimal doz veya omega-6/omega-3 oranı söz konusu hastalığa bağlı olarak 1/1den 4/1&#8217;e kadar değişebilir. Yapılan çalışmalara göre diyetteki omega-6/omega-3 oranı dengeli olduğu zaman ilaç dozu azalır. Bu nedenle, kronik hastalıkların yönetimi ve önlenmesinde omega-3 artırılırken esansiyel omega-6 alımını azaltmak gereklidir. Dahası, omega-6 ve omega 3 yağ asitlerinin dengesi normal gelişim için çok önemlidir ve omega-6 omega-3oranı önemli bir sağlık belirleyicisidir (Simopoulos, 2002).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_517" aria-describedby="caption-attachment-517" style="width: 338px" class="wp-caption alignright"><a href="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-517" src="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg" alt="Sağlıklı Yaşam İçin Balık Tüketin" width="338" height="167" srcset="https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin.jpg 1000w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin-300x149.jpg 300w, https://somontarifi.com/wp-content/uploads/2014/11/saglik-icin-balik-tuketin-768x380.jpg 768w" sizes="(max-width: 338px) 100vw, 338px" /></a><figcaption id="caption-attachment-517" class="wp-caption-text">Sağlıklı Yaşam İçin Balık Tüketin</figcaption></figure>
<h3><span style="color: #ff6600;">Balık</span></h3>
<p>İyi bir protein kaynağı olan balık doymuş yağ oranınca düşük olup, <em><strong>özellikle uskumru, dere alabalığı, ringa, sardalye, ton ve somon balığı gibi yağlı türler, kalp koruyucu olarak gösterilen iki tür omega-3 yağ asitini (EPA ve DHA) önemli miktarda içerir.</strong> <strong><span style="color: #ff6600;">Amerikan Kalp Vakfı</span>, tüm yetişkinlerin haftada en az iki kez balık, özellikle de yağlı balık (salmon, ringa, uskumru) yemelerini tavsiye etmektedir. Belgelenmiş koroner kalp hastalığı olan hastalar için ise günlük 1g EPA ve DHA (kombine) önermektedir.</strong></em> Bu da yine yağlı balık tüketimi ile veya omega-3 yağ asitleri kapsülleri ile sağlanabilir (Kris-Eşerton vd., 2003). Balık yiyemeyen, balık çeşitlerine erişimi sınırlı olan, ya da balık satın almak istemeyen bireyler için, balık yağı takviyesi düşünülebilir. Hazırlanışına bağlı olarak, omega-3 yağ asitleri (?1g/gün) gereksinimini karşılamak için günde üç defa 1 gr balık yağı kapsülü yeterlidir. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ndeki en yaygın balık yağı kapsülleri kapsül başına 180mg EPA ve 120mg DHA sağlar. Tüketicilerin balık yağı kapsülü içindeki EPA ve DHA düzeylerini belirlemek için besin etiketini okumaları çok önemlidir (Kris-Eşerton vd. 2002). Bununla beraber kapsül kullanma kararı bir hekime danışılarak verilmelidir. Balık yiyemeyen hipertrigliseridli hastalarda da EPA+DHA takviyesi yararlı olabilir. Her gün 2 ila 4g EPA+DHA trigliseridi %20 ila %40 düşürebilir. Bu yağ asitlerini üç gramdan fazla kullanan hastaların bunu bir doktor gözetiminde yapması gerekir. Çok yüksek miktarda alımı bazı kişilerde aşırı kanamaya neden olabilir (Kris-Eşerton vd., 2003). Yamagishi vd. (2008) ile Hu vd. (2011) diyet ile alınan balık ve omega-3 PUFA&#8217;lar ile kardiyovasküler ölümler (özellikle kalp krizi) arasında zıt ilişki olduğunu tespit etmişler ve kardiyovasküler hastalıklar üzerine balığın koruyucu etkide olduğunu öne sürmüşlerdir. Moralez da Silva vd. (2008) parkinson hastalarında balık yağı şeklinde <em><strong>omega-3 alımının antidepresan etkisi ile ya da diğer bazı ilaçlar ile adjuvan tedavi olarak kullanılabilirliğini ortaya koymuşlardır. Sonuç olarak; sağlıklı bireyler için hem omega-3, hem de omega-6 yağ asitlerinin mutlaka karşılanması, ancak tüketim miktarlarının omega-6&#8217;ca daha az miktarlarda tutulması ve EPA ve DHA bakımından eşsiz bir kaynak olan balığın haftada en az iki kez tüketilmesi gereklidir.</strong></em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>Kaynak:</strong></em></p>
<p>Omega-6, Omega-3 Yağ Asitleri ve Balık</p>
<p>Hülya TURAN , İbrahim ERKOYUNCU , Demet KOCATEPE</p>
<p><a title="Yunus Araştırma Bülteni" href="http://yunus.gov.tr/yunus/uploads/Makale_130205.pdf" target="_blank" rel="noopener">Yunus Araştırma Bülteni 2013 (2): 45-50</a></p>The post <a href="https://somontarifi.com/genel-tr/omega-6-omega-3-yag-asitleri-balik-ve-saglik.html">Omega-6, Omega-3 Yağ Asitleri, Balık ve Sağlık</a> first appeared on <a href="https://somontarifi.com">Somon Balığı Tarifleri</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://somontarifi.com/genel-tr/omega-6-omega-3-yag-asitleri-balik-ve-saglik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
